Beşiktaş Şeref’tir; Şeref Beşiktaş’tır.

Taraftarlarımız, Beşiktaşımız'ın futbol şubesini kuran Ahmet Şerafettin Bey'in kabrini ziyaret etti.

Ahmet Şerafettin Bey'in Beşiktaşımız için önemini bilmeyen yoktur…

Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün tarihinde, attığı cesaretli adımlar ile çok önemli bir yere sahip Ahmet Şerafettin Bey… 1911 yılında Beşiktaş Futbol Şubesi’ni kurmasının yanı sıra Beşiktaş Şeref Stadı’nın yapılmasını ve dönemin Beşiktaşlı futbolcularının daha iyi koşullarda antrenman ve maç yapmasını sağlayan Ahmet Şerafettin Bey’i, günümüzün Beşiktaşlı gençleri de unutmadı.

Beşiktaşımız'a futbolu getiren Ahmet Şerafettin Bey anısına, 7-13 Haziran haftası "Şeref Bey Haftası" olarak kutlanmaktadır.

İnternette organize olan taraftarlarımız "BEŞİKTAŞ ŞEREF'TİR; ŞEREF BEŞİKTAŞ'TIR" ve "ŞEREF'İN ÇOCUKLARI" sloganlarıyla Şeref Bey'in anısını yaşatıyor.

Organizasyon çerçevesinde bir grup taraftarımız, bugün (11 Haziran) Beşiktaş'ta bir araya geldi ve yürüyerek Ahmet Şerafettin Bey'in Yahya Efendi türbesinin yanında bulunan kabrini ziyaret etti.

Ahmet Şerafettin Bey'i anma törenine Başkanımız Yıldırım Demirören de çelenk gönderdi.

AHMET ŞERAFETTİN BEY (1894-1933)

Büyük Beşiktaş’ın Temellerini Attı

Şeref Bey, gümrük memurlarından Elazızlı Hacı Yusufzadelerden Mehmet Bey’in oğludur. 1894 yılında dünyaya gelen Şeref Bey, döneminin şartlarına göre çok iyi bir eğitim almıştır.

Şeref Bey’in çocukluğundan beri tek bir ideali vardı. O da; Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü’nün futbol şubesini ele alıp, Galatasaray, Fenerbahçe, Altınordu gibi rakiplerle mücadele etmek ve Siyah-Beyaz bayrağın en yükseklerde dalgalanmasına ön ayak olmaktı. Bu arzusunu gerçekleştirebilmek için öncelikle Fuat, Ahmet ve Mazhar Beyler’in de onayını alarak arkadaşları ile birlikte kulübe üye oldu.

Ardından 1911 senesinin Aralık ayında kendisinin başkanlığını, Şair Kazım’ın da kaptanlığını yaptığı Valideçeşme ve Basiret kulüplerini Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü bünyesine kattı ve futbol şubesi kulüpte resmen faaliyete geçti. Siyah-Beyazlılar bu kulüplerin katılımıyla geniş bir sporcu kitlesine kavuşurken, aynı zamanda Şeref Bey gibi her bakımdan mükemmel bir idareciye de sahip oldular.

Savaş yılları nedeniyle tüm yurtta kesintiye uğrayan sportif faaliyetler, Beşiktaş Kulübü’nde Şeref Bey’in askerlik görevini tamamlayıp dönmesi üzerine tekrar başladı. Zamanını tamamıyla Beşiktaş’ın futbol şubesi için harcayan Şeref Bey, yaşadığı her türlü zorlukla mücadele etti, kendisini çok seven ve her zaman arkasında olan bazı varlıklı arkadaşlarının da yardımıyla gelecekteki büyük Beşiktaş’ın temelini attı. O zamanki adıyla Taşlık Meydanı’nda aralarına aldıkları bir topla futbol oynayanların başına geçen Şeref Bey, büyük fedakarlıklarla, o dönemin zor ve ağır şartlarıyla mücadele ederek Beşiktaş’ın futbol şubesini kurup, burada Hakkı Yeten, Şeref Görkey, Hayati Ozgan, Hüsnü Savman, Eşref Bilgiç gibi çok değerli sporcuları Kulübümüz’e kazandırdı. Bir yandan sürdürdüğü faal futbolculuk yaşamını sona erdirdikten sonra Futbol Şubesi Genel Kaptanı olarak etkinliğini sürdürdü.

Şeref Bey Stadı’nı Kulübümüz’e Kazandırdı

Futbolu Beşiktaşımız’a getiren isim olmasının yanında tesisleşme anlamında da büyük adımlar atmıştır Ahmet Şerafettin Bey.

O dönemlerde devamlı yararlanabileceği bir futbol sahasına sahip olmayan Beşiktaşımız’da, 1929 yılı itibariyle Taksim Stadı’nın Galatasaray’a ait bir hissesi 5 bin TL. karşılığında satın alındı ve maçlar burada yapılmaya başlandı. Ardından Şeref Bey, daha da kalıcı çözüm arayışlarına girdi. Çırağan Sarayı’nın bahçesinin Beşiktaş’a tahsisi için girişimlere başladı. Kulüp Başkanımız Fuat Balkan’ın da çabaları sonucu, 1932 yılında Maliye Bakanlığı bu alanı Beşiktaş’a kiraladı. Ancak büyük bir yangın yaşamış ve tahrip olmuş Çırağan Sarayı, kullanılamaz hale gelmişti ve molozları bahçesinde duruyordu. Buranın molozlardan temizlenerek, toprak zeminin drenajını yaptırıp futbol oynanacak duruma getirme görevini Nuri Çapa üstlendi. Bu işleri yapacak olan firma yüksek fiyat isteyince, fabrikasındaki işçileri devreye sokarak maliyeti asgariye düşürdü. Futbol Takımımız, 1933’ün Eylül’ünden itibaren, toprak ama düzgün bir zeminde maçlarını yapmaya başladı. Stadın komple inşaatı, 1940’lı yıllara kadar sürdü.

Yıllarca Beşiktaşımız’a kalıcı bir yer kazandırmaya çalışan Şeref Bey’in ömrü, bu stadın açılışına yetmedi. Ancak Beşiktaş Kongre Üyeleri aldıkları kararla, genç yaşta vefat eden Şeref Bey’in anısına, stada “Beşiktaş Şeref Stadı” ismini verdi. Şeref Stadı, 6 bini kapalı, 4 bini açık olmak üzere toplam 10 bin kişinin maç izleyebileceği tribünlere sahipti. 2031 yılına kadar bu stadın kullanım hakkına sahip olan Beşiktaş, Fulya’daki antrenman tesisleri karşılığında yerini 5 yıldızlı otele devretti. 1947’de İnönü Stadı’nın açılışından sonra da, Şeref Stadı’nda antrenman, özel maçlar ile Türkiye 2. ve 3. Lig maçları ve Amatör Küme karşılaşmaları yapıldı.

Kaynak:www.bjk.com.tr

ETİKETLER: , , , , , , , ,

0 Yorum



Hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Yapın


WordPress Blog